KURUMSAL YATIRIM DANIŞMANLIK

Deri kanseri

Deri kanseri nedir
Deri üzerinde ufak bir şişlik veya bir türlü iyileşmeyen bir yara şeklinde başlayabilen bir çeşit kanserdir. Şişlik, başlangıçta ufak bir yumru şeklindedir. Bir süre sonra aynı yer açılır ve yara haline dönüşür, sonra kabuk bağlar. Bu gibi durumlarda telaşlanmamak; ancak acele etmek gerekir. Erken tedavi edildiği takdirde iyileşir.





AB Fonları projeleri

2007 – 2013 Mali Yardımları Avrupa Komisyonu, Bulgaristan ve Romanya’nın da üye olmasıyla birlikte aday ülkelere yönelik gerçekleştirdiği adaylık dönemi mali yardım sistemini yeniden tasarlamıştır. Böylece yeni bütçe dönemi ile birlikte geçerli olmak üzere, aday ülkelere yönelik olan PHARE, ISPA ve SAPARD programları yerine yeni bir program tasarlamıştır.

Böylece, 2007-2013 döneminde katılım öncesi AB mali yardımları, Katılım Öncesi Yardım Aracı (Instrument for Pre-accession Assistance-IPA) olarak adlandırılan altında yürütecektir. Programa ilişkin 1085/2006 sayılı Konsey Tüzüğü 31 Temmuz 2006 tarihinde Topluluk Resmi Gazetesinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. IPA’nın temel amacı, Topluluk müktesebatına uyum sağlamak amacıyla; aday ve potansiyel aday ülkelerin AB politikalarına ve standartlarına aşamalı olarak uyumunu sağlamak ve bu ülkeleri üyelik sonrasında faydalanılacak Yapısal Fonlara ve Uyum Fonuna hazırlamaktır.
11,468 milyar avro bütçeye sahip olan IPA Programı kapsamında, aday ve potansiyel ülkeler olmak üzere, iki kategori ülke tanımlanmıştır. Buna göre; Türkiye, Hırvatistan ve Makedonya aday ülkeler ve Arnavutluk, Sırbistan, Karadağ ve Bosna-Hersek potansiyel ülkeler olarak belirlenmiştir.





2 B NEDİR?

2 B NEDİR? Orman yağması değil, tam tersi. Çünkü;

Orman vasfını kaybetmiş arazilerin satışından elde edilecek gelirden ayrılacak ağaçlandırma çalışmaları payı, mevcut orman alanlarının arttırılmasını sağlayacak.





DANIŞMANLIK REHBERİ Danışmanlık Firmaları Rehberi Danışmanlık Rehberi ilkeleri Enomide Danışmanlık Rehberi

Danışmanlık Rehberi Mevzuatlar Kanunlar Yönetmelikler Tebliğler ve buna bağlı Danışmanlık hizmeti veren Danışmanlık firmalarının ve vatandaşların güncel konuları takip edebileceği şekilde planlanmıştır.
Sosyal amaçlı olup Toplum faydasını hedeflemektedir.
İnsanların bilgiye mevzuatlara ve güncel haberlere konulara ulaşabileceği bir site olarak devamlı doğru olarak güncelenecektir.
Yazılar genelde ilgili Bakanlıkların ve Kurumların tebliğleri, yönetmeliklerini içerecektir
Danışmanlık Rehberi siz değerli okurlarımızın rehberi olucaktır
DANIŞMANLIK REHBERİ
Yönetim Kurulu





Kültür Mantarı yetiştiriciliği yöntemleri Örtü Toprağı Dönemi

Kültür Mantarı yetiştiriciliği yöntemleri Örtü Toprağı Dönemi
Misel ön gelişmesini tamamlayan mantar misellerinin baş bağlama aşamasına geçebilmesi için kompostun üzerine örtü toprağı olmaksızın da mantar yetiştirilebilir. Ancak verim, örtü toprağı kullanılmasına oranla büyük ölçüde düşer. Ayrıca örtü toprağı kompostun kurumasını önler ve kültür ortamını dışarıdan gelecek hastalıklara karşı korur.
İyi bir örtü toprağının, su tutma kapasitesinin yüksek, hava geçirgenliğinin iyi olması ve sulamadan sonra kaymak tabakası oluşturmaması gerekir.
Örtü toprağını pH’ı 7.2-8.2 arasında ve azotlu bileşiklerce zayıf (toplam organik azot oranı % 0.7-0.8) olmalıdır. Örtü toprağında eriyebilir tuzların yüksek düzeyde olması şapka oluşumunda gecikmeye, mantar sayısında azalmaya ve ortalama mantar ağırlığının artmasına neden olur. Bunun için iyi bir örtü toprağının etkin kireç oranı % 2,5-3,5’un üzerine çıkmamalıdır.

Örtü toprağı olarak torf (turba) adı verilen esmer veya koyu kahve renginde, göl kenarında çıkartılan % 80 oranında organik madde, % 20 ince kum ihtiva eden bir toprak kullanılır. Memleketimizin çeşitli yerlerinde bu topraklar bulunmaktadır.
Torfun bulunmaması halinde yukarıda sözü edilen özelliklere uygun olarak bahçe toprağı ile perlit ya da dişli dere kumu 3+1 oranında ( 3 kısım bahçe toprağı + 1 kısım perlit) karıştırılarak kullanılabilir.
Ayrıca artık mantar kompostu (hasat dönemi sonunda boşaltılan odalardan çıkan kompost) 1,5-2 yıl yığın halinde bekletildikten ve 5-6 kez yıkandıktan sonra yalnız başına ya da artık kompost + bahçe toprağı ile 3+1 oranında karıştırılarak örtü toprağı olarak kullanılabilir.
Yine elde mevcut torftan tasarruf sağlamak amacıyla artık kompost yarı yarıya torfla da karıştırılıp kullanılabilir.
Kuluçka dönemi sonunda plastik torbalardaki ambalaj kağıtları alınarak kompost yüzeyi muntazam şekilde düzeltilerek 3.5-4 cm kalınlığında, önceden pastörize edilmiş örtü toprağı serilir. Örtü toprağının kompost yüzeyinin her yerinde aynı kalınlıkta olması mantar verimi ve sulamanın uygun bir şekilde yapılabilmesi açısından çok önemlidir. Bu nedenle örtü toprağı 4 cm’lik ölçü tahtası yardımıyla muntazam bir şekilde serilmeli ve tahta bir tokmak yardımıyla düzeltilmeli ve fazla bastırılmamalıdır. Örtü toprağı serildikten sonra plastik torbaların fazla olan kısımları bıçakla düzgünce kesilmelidir.
Örtü toprağı serme aşamasında % 70-75 neme sahip olmalıdır. % 70-75 nem oranını sağlamak için kullanılacak suyun yarısını örtü toprağını sermeden 12 saat önce, kalan yarısını da serme işleminden hemen önce vermek gerekir. Bir miktar toprak avuç içinde iken kuvvetlice sıkıldığında, parmak aralarından damlayacak şekilde su sızıyorsa nem miktarı yeterli anlamına gelir.
Örtü toprağı serme işlemi sırasında kullanılacak bütün aletler % 2’lik Formalin ile yıkanmalıdır. Çalışanların ayakkabı ve elbiseleri temiz olmalı ve eldiven kullanılmalıdır. Örtme esnasında oda kapıları mümkün olduğunca az açılıp kapatılmalıdır. Çalışanların giriş-çıkışlarında hijyene son derece dikkat etmeleri gerekmektedir. Örtü toprağı serme işlemi sırasında oluşabilecek enfeksiyonların verimde büyük kayıplara yol açacağı unutulmamalıdır.
Toprağın serilmesinden hemen sonra yere dökülenler süpürülerek % 1’lik Formalinle yer temizlenmelidir.
Mantar üretiminde örtü toprağı kullanılmasının sebepleri ve örtü toprağının fonksiyonları şu şekilde sıralanabilir:
1.Büyüme, misel ve meyve gövdelerinin gelişimi için gerekli olan suyu sağlamak. Örtü toprağının suyu emmek için zamana ihtiyacı vardır. Bu su çok iyi muhafaza edilir ve azar azar serbest bırakılır. Bu açıdan örtü toprağı bir sünger gibi görev yapar ve böylece soğutmaya geçişten sonra, artık sulamanın durduğu dönemde, kurumaya izin vermeyen bir köprü kurulmuş olur. Ayrıca genç mantarların büyüme aşamasında, kısa dönemde çok su gerekmektedir. Bu suyun büyük bir kısmı örtü toprağı tarafından sağlanır.
2.Suyu buharlaştırmak ve uygun bir mikro-iklim oluşturmak. Üretim odasında belli oranda bir oransal atmosfer nemini muhafaza edebilmek için, örtü toprağından buharlaşma olması gerekir. Örtü toprağının topak topak olmasıyla bu topaklar arasında, pinlerin daha sağlıklı oluşumunu sağlayacak bir mikro-iklim oluşur. Topaklar arasındaki oransal atmosfer nemi havadakinden daha fazladır ve böylece genç pinler, fazla hava hareketleri ve diğer etkenlerden daha iyi korunur.
3. Kompost tabakasını kurumaktan korumak ve faydalı metabolik ürünlerin kaybolmasını engellemek. Örtü toprağından buharlaşma olur ve bu da kompost ıslaklığını belli bir seviyede tutar. Misel büyümesinin sonucu olarak, kompostta karbondioksit miktarı yükselir. Karbondioksitin yükselmesi misel büyümesini teşvik eder. Örtü toprağı bu karbondioksitin kaybolmasını önler.
Toprak örtülmesinden sonra oda temizlenir ve % 1’lik formaldehit ile ilaçlanır.





Kültür Mantarı yetiştiricliği yöntemleri Misel Ön Gelişme Dönemi

Kültür Mantarı yetiştiricliği yöntemleri Misel Ön Gelişme Dönemi

Misel ekilmiş kompost odalara getirilmeden evvel odalar % 1’lik formaldehit ve %1’lik DDVP ile ilaçlanır. 2 gün kapalı tutulur ve havalandırılır. Oda girişine %1’lik formaldehitli paspas veya kireç tozu konmalıdır.

Bu şekilde hazırlanan odalarda misel ekimi yapılmış kompost torbaları iyice karıştırılıp bastırıldıktan sonra ranzalara yerleştirilir. Torbaların üzerinde kalan boş kısımlar dışa kıvrılarak üzerleri %1’lik formaldehitten geçirilmiş ambalaj kağıdı ile kapatılır. Gazete vs. üzerinde baskı olan kağıt kullanılmamalıdır. Baskısız kağıt kullanmanın amacı, baskıda kullanılan boyadan kaynaklanabilecek küf, virüs vb. gibi zararlılardan korunmaktır. Örtme işlemi ile kompost, havadan bulaşabilecek zararlılardan korunmuş ve kompost yüzeyinden nem kaybı önlenmiş olacaktır. Eğer torbaların boş kalan kısmı üst düzeyi tamamen kapatacak şekilde fazla ise kapatma için bu fazla kısımlar da kullanılabilir. Eğer kağıt kapatılmışsa kağıtların üzeri ucuna pülverizatör memesi takılmış hortumla her gün sulanır. Kağıtlar kurumamalıdır. Bu ıslatma sırasında komposta su geçmemesine ve göllenme olmamasına dikkat edilmelidir. Aksi halde, bu göllenmelerin olduğu yerlerin alt kısmında küf hastalıkları oluşabilir. Preslenmiş kompostlarda bu tür işlemlere gerek olmayıp, sadece ortamda nem ve sıcaklığın ayarlanması yeterli olmaktadır.

Torba taşınması sırasında odanın kirlenen tabanı süpürülür ve % 2’lik Formalin ile yıkanarak dezenfekte edilir.

Misel ön gelişme devresinde oda sıcaklığı 20-24 0C, hava nemi % 80-90 arasında tutulmalıdır. Bu dönemde oda sıcaklığı 27-28 0C’yi kesinlikle geçmemelidir. Çünkü torbaların iç sıcaklığı oda sıcaklığından 2-3 0C daha fazladır. 30 0C’de misellerin büyümesi çok yavaşlar. 32 0C ve üzerinde ise ölmesi söz konusudur. Yine aynı şekilde düşük sıcaklıklarda 13 0C’nin altında faaliyetlerini yavaşlatırlar ve 0 0C’de ölürler. Bu nedenle kompost içi sıcaklığı ile misel gelişimi devamlı olarak kontrol edilmelidir.

İç sıcaklıktaki yükselmeye karşı, soğutma sistemi yoksa dışarıdan taze hava verilerek sıcaklık düşürülebilir. Ancak bu aşamada yüksek karbondioksit oranı istediğimiz için hiç taze havaya (oksijen) gereksinim yoktur ve taze hava verilmesi oda nemini düşüreceği ve kompost yüzeyinden buharlaşma yoluyla nem kaybına yol açacağı için tehlikelidir. Ancak, zorunlu kalınması durumunda düşünülmelidir.

Mantarları diğer bitkilerden ayıran en önemli özellik güneş ışığına ihtiyaç duymamalarıdır. Gelişmelerinin hiçbir döneminde ışık istemezler. Bu nedenle karanlık ortamda yetiştirilirler. Direk olarak gelen güneş ışığı mantarın kalitesini bozar, üzerinde çatlaklar ve lekeler oluşur. Işık ancak hasat ve bakım işleri sırasında kullanılmalıdır.

Bu dönemde oda içi nispi nem % 85-90 olmalıdır. Odada bulunan higrometre sık sık kontrol edilerek nem oranının bu seviyede olması sağlanmalıdır. Nemin azalması halinde toprak yüzeyi kurur ve verim düşer, kalite bozulur. % 90’ın üzerinde ise bir çok hastalıkların gelişmesi için uygun bir ortam oluşturur. Nem oranı düşükse yerler sulanarak veya duvarlara ıslak çarşaf asmak suretiyle ortamın nemi artırılabilir.

Kültür mantarı bütün yetiştirme periyodunda istediği nemli bir ortam hastalık ve zararlıların da gelişmesine uygundur. Bu yüzden herhangi bir hastalık yada zararlı görülmeden bile koruyucu olarak ilaçlamayı gerektirir.





Kültür Mantarı yetiştiriciliği

Kültür Mantarı yetiştiriciliği; Mantarın Yetiştirildiği Yerler
Mantar sıcaklık ve nem miktarı kontrol altında tutulabilen, havalandırılması kolay, güneş ışığı almayan yerlerde yetiştirilebilirler.
Mağaralar, soğuk hava depoları, ışığa karşı yalıtılmış seralar, tünel ve galeriler, kümesler, depolar, ambarlar, bodrumlar ve modern mantar işletmeleri mantar üretimi yapılabilen yerlerdir.
Eğer yetiştiricilik için yeni bir tesis kurulmayacak ise mevcut yer ve binanın seçiminde aşağıdaki özellikler göz önünde bulundurulmalıdır:
Seçilen yer aydınlatma, havalandırma, ortam nemlendirilmesi ve temizlik için su ve elektrik gibi enerji kaynaklarına sahip ve ulaşım sorunu olmamalıdır.
Yapılar nem ortamının sağlanması için ıslatmaya uygunluğu ve zararlıların yuvalanmaması açısından tamamen betonarme olmalıdır.
Yapılardaki çatlak, kırık, dökük yerler onarılmalı kapı ve pencereler straforla izole edilmelidir.
Tavan yüksekliği en az 2,50 metre olmalıdır.
Tabanda atık suyun gideceği bir kanal olmalı, şayet yoksa suyun toplanıp alınacağı bir çukur açılmalıdır.
Seçilecek ısı sisteminin bacalı ya da bacasız olmasına bağlı olarak baca sisteminin ve havalandırma içinde karşılıklı havalandırma vantilatörlerinin takılacağı deliklerin açılması gerekir.
Mantar yetiştirme odasına girmeden önce ayakların dezenfekte edileceği, iş önlüğünün giyileceği, devamlı aydınlık gerektiğinde kullanılabilecek bir ön oda oluşturmakta fayda vardır.

Kültür Mantarı yetiştiriciliği; Yetiştiricilikte Kullanılan Malzemeler
Raflar
Yetiştirme odalarında mantar torbalarının yerleştirileceği raflar profil demirden yapılmalıdır. Ortamın rutubetli olmasından dolayı ahşap malzeme tavsiye edilmez. Çalışma kolaylığı açısından ilk rafın yerden 15-20 cm yüksekte, en üstteki rafla tavan arası mesafenin 80 cm ve rafların en fazla 3 katlı olması tavsiye edilmektedir.

Isıtma Cihazları

Mantarhanenin ısıtılması için en ideal cihazlar buhar kazanları olmakla birlikte çeşitli şekillerde ısıtma yapılabilir.

Buhar Kazanları: Bunlar kalorifer kazanları olup, elde edilen buharın galvanizli borularla odaya gönderilmesi suretiyle hem sıcaklık hem de nem sağlanmış olmaktadır. Modern mantarhanelerde bu sistemle ısıtma yapılmaktadır. Fazla yatırım gerektiren bir sistemdir.

Kömür Sobası: Ortamın ısıtılması ve üzerine konacak su kabı ile rutubet artışı sağlamakla beraber, homojen bir sıcaklık dağılımı sağlayamaz. Bu sebeple sobaya uzak kalan torbaların yeterli sıcaklık alamamasından, yakın olanların da aşırı ısınmasından dolayı yetiştirme odasında farklı hasata gelmeler gözlenebilir. Fakat yine de kare tipi yetiştirme odalarında kullanılabilir. Yetiştirme odasının nemi ise duvarların ve tabanın ıslatılması şeklinde sağlanabilir.

Kat Kaloriferi: Pahalı olmakla birlikte pratikte uygulanabilirliği en yüksek olan cihazdır. Nem soba sisteminde olduğu gibi yerler ve duvarlar ıslatılarak sağlanır.

Şofben: Şofbeni otomatik bir şekilde mantarhanenin ısıtılmasında kullanabilmek için bazı ek malzemeye ihtiyaç vardır. Bunlar: 1 adet devir-daim motoru, 1 adet termostat ayarlı elektrik şalteri ve 1 adet buhar üfleyici düzenektir. Fanın üflediği hava şofbenden ısınarak gelen sıcak su ile dolu radyatörün üzerinde ısınarak plastik borularla odaya dağılır. Bu düzenek termostat aracılığı ile otomatik olarak kontrol edilmekte olup; varildeki su seviyesi ve tüpün dolu olup olmadığının devamlı kontrol edilmesi gerekir. Bu sistemde 2-3 günde bir tüp harcanmaktadır. Ortam nemi ise duvar ve yerlerin ıslatılması ile sağlanmaktadır.

Elektrikli Isıtıcılar: Elektrikli ısıtıcılar odanın çeşitli yerlerine konularak termostatlı elektrik şalteri ile kontrol edilebilir. Nem, taban ve duvarların ıslatılması ve ısıtıcıların üzerine buhar kapları konularak sağlanabilir.

Kültür Mantarı yetiştiriciliği; Ölçüm Cihazları
Mantar yetiştiriciliğinde gerekli olan ölçüm cihazları nem ölçmek için higrometre, oda sıcaklığını ölçmek için termometre ve kompost iç sıcaklığını ölçmek için cam termometredir. Bu cihazlar mantar yetiştirme odasını en iyi temsil eden yerlere yerleştirilir.

Kültür Mantarı yetiştiriciliği; Havalandırma Cihazları
Havalandırma için biri dışarıdaki temiz havayı içeri alacak, diğeri de içerideki pis havayı dışarı atacak şekilde yerleştirilmek üzere iki adet yüksek devirli fana ihtiyaç vardır. Dışarıdaki havayı içeri alacak fan duvara ters olarak monte edilir ve önüne delikli plastik boru takılarak mantarların direkt olarak havaya maruz kalmaması sağlanır. Bu fanın karşı tarafına, duvarın alt kısmına içerdeki havayı emecek fan yerleştirilir. Fanın her ikisi de birlikte çalıştırılarak içerinin havası değiştirilir. Havalandırma fanının önüne mutlaka spor filtresi takılmalıdır.
Kültür Mantarı yetiştiriciliği; Sulama Malzemeleri
Mantarın sulaması çok önemli ve dikkat gerektiren bir bakım işlemidir. Salma sulama kesinlikle yapılmamalıdır. Sulama, suyu ince zerrecikler halinde püskürten aletlerle yapılmalıdır. Bu da hortum ucuna takılan pülverizatör memesi veya bahçe hortumlarının ucuna takılan sulama başlıkları ile sağlanabilir.

İlaçlama Malzemeleri

İlaçlama malzemeleri olarak naylon eldiven, iş önlüğü, galoş, gözlüklü maske ve sırt pülverizatörü sayılabilir

Mantar Yetiştirmedeki Aşamalar

1.Misel Ön Gelişme Dönemi

Misel ekilmiş kompost odalara getirilmeden evvel odalar % 1’lik formaldehit ve %1’lik DDVP ile ilaçlanır. 2 gün kapalı tutulur ve havalandırılır. Oda girişine %1’lik formaldehitli paspas veya kireç tozu konmalıdır.

Bu şekilde hazırlanan odalarda misel ekimi yapılmış kompost torbaları iyice karıştırılıp bastırıldıktan sonra ranzalara yerleştirilir. Torbaların üzerinde kalan boş kısımlar dışa kıvrılarak üzerleri %1’lik formaldehitten geçirilmiş ambalaj kağıdı ile kapatılır. Gazete vs. üzerinde baskı olan kağıt kullanılmamalıdır. Baskısız kağıt kullanmanın amacı, baskıda kullanılan boyadan kaynaklanabilecek küf, virüs vb. gibi zararlılardan korunmaktır. Örtme işlemi ile kompost, havadan bulaşabilecek zararlılardan korunmuş ve kompost yüzeyinden nem kaybı önlenmiş olacaktır. Eğer torbaların boş kalan kısmı üst düzeyi tamamen kapatacak şekilde fazla ise kapatma için bu fazla kısımlar da kullanılabilir. Eğer kağıt kapatılmışsa kağıtların üzeri ucuna pülverizatör memesi takılmış hortumla her gün sulanır. Kağıtlar kurumamalıdır. Bu ıslatma sırasında komposta su geçmemesine ve göllenme olmamasına dikkat edilmelidir. Aksi halde, bu göllenmelerin olduğu yerlerin alt kısmında küf hastalıkları oluşabilir. Preslenmiş kompostlarda bu tür işlemlere gerek olmayıp, sadece ortamda nem ve sıcaklığın ayarlanması yeterli olmaktadır.

Torba taşınması sırasında odanın kirlenen tabanı süpürülür ve % 2’lik Formalin ile yıkanarak dezenfekte edilir.
Misel ön gelişme devresinde oda sıcaklığı 20-24 0C, hava nemi % 80-90 arasında tutulmalıdır. Bu dönemde oda sıcaklığı 27-28 0C’yi kesinlikle geçmemelidir. Çünkü torbaların iç sıcaklığı oda sıcaklığından 2-3 0C daha fazladır. 30 0C’de misellerin büyümesi çok yavaşlar. 32 0C ve üzerinde ise ölmesi söz konusudur. Yine aynı şekilde düşük sıcaklıklarda 13 0C’nin altında faaliyetlerini yavaşlatırlar ve 0 0C’de ölürler. Bu nedenle kompost içi sıcaklığı ile misel gelişimi devamlı olarak kontrol edilmelidir.

İç sıcaklıktaki yükselmeye karşı, soğutma sistemi yoksa dışarıdan taze hava verilerek sıcaklık düşürülebilir. Ancak bu aşamada yüksek karbondioksit oranı istediğimiz için hiç taze havaya (oksijen) gereksinim yoktur ve taze hava verilmesi oda nemini düşüreceği ve kompost yüzeyinden buharlaşma yoluyla nem kaybına yol açacağı için tehlikelidir. Ancak, zorunlu kalınması durumunda düşünülmelidir.
Mantarları diğer bitkilerden ayıran en önemli özellik güneş ışığına ihtiyaç duymamalarıdır. Gelişmelerinin hiçbir döneminde ışık istemezler. Bu nedenle karanlık ortamda yetiştirilirler. Direk olarak gelen güneş ışığı mantarın kalitesini bozar, üzerinde çatlaklar ve lekeler oluşur. Işık ancak hasat ve bakım işleri sırasında kullanılmalıdır.

Bu dönemde oda içi nispi nem % 85-90 olmalıdır. Odada bulunan higrometre sık sık kontrol edilerek nem oranının bu seviyede olması sağlanmalıdır. Nemin azalması halinde toprak yüzeyi kurur ve verim düşer, kalite bozulur. % 90’ın üzerinde ise bir çok hastalıkların gelişmesi için uygun bir ortam oluşturur. Nem oranı düşükse yerler sulanarak veya duvarlara ıslak çarşaf asmak suretiyle ortamın nemi artırılabilir.
Kültür mantarı bütün yetiştirme periyodunda istediği nemli bir ortam hastalık ve zararlıların da gelişmesine uygundur. Bu yüzden herhangi bir hastalık yada zararlı görülmeden bile koruyucu olarak ilaçlamayı gerektirir.





ARI YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİ KURMAK İÇİN YAPILACAK İŞLEMLER

ARI YETİŞTİRİCİLERİ BİRLİĞİ KURMAK İÇİN YAPILACAK İŞLEMLER

1- Arı Yetiştiricileri Birlikleri; 4631 Sayılı Hayvan Islahı Kanunu ve 19 Aralık 2001 tarihinde Resmi Gazetede yayınlanan “Islah Amaçlı Yetiştirici Birliklerinin Kurulması ve Hizmetleri Hakkında Yönetmelik” esaslarına göre kurulur. Bakanlık onaylı Ana sözleşme kapsamında faaliyet sürdürür.

2- Arı Yetiştirici Birliği kurmak isteyen aynı il hudutları içinde 50 adet arılı kovanı bulunan ya da Bakanlıktan üretim izni almış Ana Arı üreticisi olan asgari 7 kişi/tüzel kişi Adı- Soyadı ve kovan sayılarını belirten imzalı toplu dilekçe ile Valiliğe ( Tarım İl Müdürlüğü) müracaat eder.

3- İl Müdürlüğü gerekli incelemeyi yaptıktan sonra uygun ve/veya uygun olmayan görüşünü resmi yazı ile bildirir. Bakanlık görüşüne gerek yoktur.

4- Uygun görüş alındıktan sonra, yetiştiriciler kendi aralarında görev bölümü yaparak Arı Yetiştiricileri Birliği kurmak için hazırlatılan Anasözleşme ile topluca notere giderler. (Notere gitmeden önce Birlik adına bankada noterin uygun gördüğü meblağ yatırılarak hesap açtırılır.) 7-8 Tip Anasözleşme noterde imza altına alınır.

5- İşyeri açma ruhsatı almak için Belediyeye müracaat edilir. Bu konuda İl Müdürlüğü yardımcı olmak üzere müdürlük kampüsünden yer tahsisi yapar veya herhangi bir yer kiralanarak belediyeye ibraz edilir.)

6- İşyeri açma ruhsatı alan Geçici Yönetim Kurulu, Arı Yetiştiricileri Birliği kurmak üzere Ticaret Sicil Muhafızlığına müracaat eder. Tescilden sonra Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde yayınlanarak kurulmuş olur. Yayınlanacak hususlar yönetmeliğin 7. maddesinde belirtilmiştir.

7- Tescil ve ilan işlemleri biten Birliğin kuruluşu tamamlanır. Kuruluşunu tamamlayan birlik. 3 ay içerisinde en az 25 üye ile ilk Olağan Genel Kurulunu yapar.

8- Genel Kurul tutanakları, tescil belgesi ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinden birer suret Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğüne ( TÜGEM ) gönderir.Birlik ile ilgili tüm yazışma ve bilgilendirme TÜGEM ile yapılır.

9- Birliğin kullanmakla yükümlü olduğu defterler ( Defteri Kebir, Yevmiye Defteri, Envanter Defteri, Kasa Defter, Evrak Kayıt Defteri, Kambiyo Defteri, v.s.) noter tasdik ettikten sonra kullanılır.

10- Birliğin merkezi il merkezi olup ismi:

……………………….İli Arı Yetiştiricileri Birliği şeklinde olacaktır.

11- Yetiştirici Birliği ve Tarım İl Müdürlüğü, ister kuruluş aşamasında isterse faaliyet döneminde olsun yönetmelik ve ana sözleşme hükümlerini çok iyi yorumlayarak hükümler çerçevesinde çalışmak zorundadırlar.

kaynak: ww.tarim.gov.tr





ET BESİCİLİĞİ SIĞIR BESİCİLİĞİ

ET BESİCİLİĞİ SIĞIR BESİCİLİĞİ
Sığırların et verimini artırmak için besi sığırcılığı yapılır. Besicilikte başarılı olmak için , hayvanın ırkı, yaşı, cinsiyeti, sağlığı ve görünüşü önemlidir.
Yerli ırklarımızın besi kabiliyeti düşüktür. Yerli ırk sığırlarımız kültür ırklarıyla melezlersek daha iyi sonuç alırız. Şarole gibi etçi ırklar , Holstein ve Montofon gibi ırkların melezlenmesinden elde edilen yavruların et tutma kabiliyetleri fazladır. Besiye alınan sığırlar kapalı ahırlarda, açık sistem ahırlarda yada merada beslenebilir. Genç hayvanlar yaşlılara göre daha iyi besi tutarlar. Kültür ırkları; 1-1.5 yaşında, yerli ırklar 2 yaşında besiye alınmalıdır.
Erkek hayvanlar, enenmiş ve dişi hayvanlara göre daha iyi beslenirler. Genellikle derin, geniş, uzun gövdeli, kısa boyunlu, küçük başlı geniş ve düz sırtlı ve uzun sağrılı hayvanlar besi için uygundur. Buna karşılık, hastalık dışında zayıf kalmış hayvanlarda besi için tercih edilebilir. Besiye alacağımız hayvanların ırk, yaş, cinsiyet ve ağırlık yönünden aynı özellikte olması yapacağımız beside bize kolaylıklar sağlar. Ayrıca besiye alınacak hayvanlar satın alındıktan sonra 7-10 gün başka yerde tecrit edilmeli, iç ve dış parazit yönünden mücadelenin yanı sıra aşılama, koruyucu tedavilere de önem verilmeli ve bir veteriner hekimin yardımına başvurulmalıdır. Ahıra alınan hayvanların bireysel özelliklerini takip edebilmek için her birine kulak numarası takılması, her birine ait verim kayıt defteri tutulması uygun olur. Bu kayıt defterinde hayvanın sağlık durumu, işletmeye geldiğinde ağırlığı, besi süresince göstermiş olduğu ağırlık artışı gibi bilgiler yer almalıdır. Böylece hayvanları daha iyi tanır gerekli işlemlerde daha başarılı olabiliriz. Besiye alınan hayvanları belli periyotlarda örneğin ayda bir ağırlıklarını ölçmeliyiz böylece besi tutmayanları ayırt ederek boş yere besleme önlenmiş olur.
Beslenme; Hayvanı beslemeye başlarken yeme alıştırmak gerekir. Bu amaçla konsantre yemden azar azar arttırarak verilmelidir. Canlı ağırlığın % 2-2,5 oranında kuru madde karşılığı yem tüketmesi (kaba yem+fabrika yemi) gerekmektedir. Yem miktarı ve yemin ne kadarı kaba ne kadarı kesif olacağı besi dönemine göre değişir. Pratik olarak besi başında % 70 kaba , % 30 kesif yem, daha sonraları % 30 kaba, % 70 kesif yem, semirtme döneminde % 10-15 kaba, %85-90 kesif yem verilmesi gerekir. Yaş pancar posası kullanılıyorsa canlı ağırlığın % 5’ini geçmemelidir.
Besi hayvanı 120 günden daha az sürede taze yem veya kesif yemle besleniyorsa, buna kısa süreli besi denir. Besleme süresi 120-220 gün arasında olursa buna orta süreli besi denir. Besleme süresi 220 günü geçerse buna da uzun süreli besi denir.
Besiye başlarken ne kadar süre de besi yapılacağı kararlaştırılıp ona göre besiye başlanmalıdır. Besi sonunda süreyi uzatıp kar azaltılmamalıdır.
Hayvanın her 100 kilo canlı ağırlığı için 1,5-2 kilo taze veya kesif yem verilir bu tür yemlemeye tam yemlemede denir. Bu tür yemlemeye başlarken hayvanlar yeme yavaş yavaş alıştırılmalıdır.10 gün sonra artık günlük yiyebilecekleri kadar bu yemden verilir. Böyle bir beside hayvanın önünde devamlı yem bulunur. Bu uygulamada ilk günlerde yem çok tüketiliyor gibi görünse de sonradan hayvan ihtiyacı kadar yem tüketir ve böylece hayvanlar çabucak et tutar.
Hayvanlar kesim çağına geldikleri zaman et fiyatları istenilen seviyede değil ise hayvanların besi durumlarını muhafaza etmek için kısıtlı besleme uygulamadır. Sığır başına 1-3 kilo taze veya kesif yem verilir.
Yemleme; Günde 2-3 kez yemleme yapılır.İlk yemleme sabah erken, son yemleme ise karanlık çökmeden yapılmalıdır. İkinci yemleme yapılacaksa bu öğle üzeri yapılmalıdır.
Besiye alınan hayvanlara verilecek rasyonda hayvanların günlük protein, enerji ve diğer temel gıda ihtiyaçlarını karşılayacak düzeyde, mümkün olduğunca çeşitli yemler bulunmalıdır. Bunlar buğday, arpa, mısır, kepek, pamuk tohumu küspesi veya ayçiçeği küspesi, kireç taşı, tuz, vitamin ve mineral karması olabilir. Bu besin maddelerinden hangisi elde bulunuyor ise bir Zooteknist Ziraat Mühendisi veya Veteriner Hekimin bilgisine müracaat edilerek bunlara göre hayvanın ihtiyacı olan yem rasyonu hazırlanır. Hayvan beslemede çok önemli yem silajdır. Silaj ve diğer hasıl bitkilerin silajları da kullanılabilir.
Geniş arazisi bulunmayan yetiştiriciler kesif yemin kaba yemden daha ucuz olduğu durumlarda kesif yem besisi uygulayabilirler. Bu tip beslemede bütün besi süresince yemlemede hayvanlara 1 kg. civarında kuru ot yanı sıra sadece kesif yem verilebilir.
Besiye alınan sığırlara kokuşmuş, küflenmiş yemler verilmemeli, içirilen su da taze ve temiz olmalıdır.





GEBE İNEKLERİN BAKIM VE BESLEMESİ

GEBE İNEKLERİN BAKIM VE BESLEMESİ
Gebe ineğin ilk aylarında özel bir bakım gerekmez. Aşırı besleme fazla yarar getirmez ancak yetersiz besleme durumunda hayvan zarar görür.Gebeliğin son 2-3 ayında diğer hayvanlardan ayrılmalı ve yağlanmaya meydan verilmeyecek şekilde vücut formunu koruyacak ve buzağının normal gelişmesini sağlayacak şekilde kaliteli kaba yem ve ilave konsantre yemle beslenmelidir.
Bu dönemde yavru atma riskini azaltmak için bozuk, küflü ve gaz yapıcı yemlerden ve aşırı soğuk su vermekten kaçınılmalıdır.
Hava soğuksa doğumdan sonra ılık su verilmelidir. İneğin doğumu müteakip hemen sağılması bazen süt hummasına neden olabilir bu nedenle 3-4 gün ineğin sütü tamamen bitecek şekilde sağılmamalıdır. Eğer inek yattığı yerden kalkamıyorsa Veteriner Hekime baş vurulmalıdır.